0 462 800 0 800
Aya Klinik هاتف
shadow

اعمال موضعی


Radyofrekans

 

"Sellüliti etkili biçimde tedavi eden ilk medikal cihaz" onayı verilen Velasmooth üç teknolojiyi bir arada bulundurmaktadır. Bi-polar radyofrekans, kızıl ötesi ışık ve vakum. Bu özellikleri sayesinde sellülit görünümünün giderilmesi, cilt sıkılaşması, bölgesel incelme sağlanabilmektedir.Geniş alanlarda kullanılabilen ve özellikle sellülitli bölgelerde tercih edilen geniş başlığı dışında küçük başlığı ile de yüz, boyun, kol gibi küçük alanlarda cilt sıkılaştırma amacıyla kullanılabilmektedir.İnfrared ve radyofrekans enerjisinin kullanımıyla ortaya çıkan ısı, derinin alt tabakalarına ulaşarak yağ hücrelerinin enerji kullanımını arttırır. Yağ hücresi içindeki trigliseridlerin kullanılması sayesinde hücre içi yağ azalır ve yağ hücresi küçülür. Vakum uygulayarak emme işlemi yapan iki mekanik silindirin yardımıyla bölgesel kan akımı arttırılır ve aynı zamanda dokular arası alanda ödeme neden olan, hapsolmuş sıvı hareket ettirilerek lenfatik dolaşıma karışması sağlanır.Bu özellikler sayesinde daha ilk seanslarda bile sellülit görünümü hafifler.Yağ dokunun azalması sayesinde vücut kontürü düzelir. Radyofrekans enerjisi aynı zamanda cildin gerginleştirilmesi ve toparlanması amacıyla da kullanılmaktadır. Bu özelliği sayesinde sadece selülitlerin ortadan kaldırılması için değil aynı zamanda yüz ve boyunda sarkmaları azaltmak, yüz ovalinin belirginleşmesi ve yüz cildinin sıkılaşması için de etkili olmaktadır. Haftada iki kez olmak üzere 15 seans önerilir. İlk 5 haftada hasta değişimi fark eder. Elde edilen sonucun kalıcı olmasını sağlamak amacıyla ayda bir devam seansı uygulanabilir. Her seans 45-60 dakika sürer. Bu süre uygulama yapılan alanın büyüklüğüne göre artıp azalabilir. İşlem yapılan alanlarda cildin ısınmasına bağlı hafif kızarıklıklar oluşabilir. İşlemden sonra uygulama bölgesinde bir kaç saat süren bir ısı artışı hissedilir. İşlemin ardından günlük aktivitelerde kısıtlama yoktur. Velasmooth liposuction sonrasında iyileşmeyi hızlandırmak, ödemlerin daha çabuk giderilmesini sağlamak amacıyla da kullanılmaktadır.

 

 

Karboksiterapi

 

Karboksiterapi, karbondioksit gazı yardımı ile bölgesel doku metabolizma ve dolaşımını geliştiren bir tekniktir. İnce bir iğne ile dokuya girilerek belirli bir oranda ve hızda karbondioksit gazı enjekte edilir. Yüksek dağılım yeteneği olan karbondioksit gazı oldukça geniş alanlara kolayca yayılır.Basen ve üst bacakta lokal yağlanma tedavisinde ve sellülitlerin azaltılmasında yararlanılır. Yine hamilelik ve kilo gibi deri gerginliğinin artmasına bağlı çatlaklar(stria) ve yara izlerinin tedavisinde kullanılır. Kollarda, koltukaltı derisinde gevşeme ve üst kolun inceltilmesinde karboksiterapi yararlıdır. Elde edilen sonucun devamlılığı için diyet ve egzersiz programıyla desteklenmelidir. Kliniğimizde daha etkin sonuç için radyofrekans ve drenaj yöntemleri incelme ve sellülit programlarına ilave edilmektedir.Yağ dokusunda karbondioksit gazının artışına vücudun verdiği cevap, damarları genişletip bölgenin oksijen oranını arttırmasıdır. Karboksiterapide oksijenin artması yağın yakılmasına sebeb olur. Ayrıca kollajen adı verilen cildin destek proteininde de artış olur. Sonuç olarak karboksiterapi etkisi ile yağlanmada ve sellülitlerde azalma ve sarkan deri alanlarında toparlanma gözlenir, cilt sıkılaşır.Karboksiterapi esnasında belirgin ağrı hissedilmez ancak oluşabilecek şişkinlik hissi birkaç saat içinde ortadan kaybolur. Enjeksiyon yerlerinde hafif morluk, şişlik ve kızarma görülebir.Tedavi sonrası aktivitede bir sınırlama yoktur. Tedavi başladıktan sonra tedaviye özel nedenlerden dolayı ara verme süresi 1 haftayı geçmemelidir.Karboksiterapi haftada 2 kez olmak üzere 15 seans uygulama gereklidir. Oturum sayısına hastanın ihtiyacına göre karar verilir. Her seans bölge başına 10-30 dakika sürer. Karboksiterapide beşinci seanstan itibaren gözle görülür düzelme başlar.

 

 

Pressoterapi

 

Pressoterapi diğer adıyla 'pnömotik kompresyon' temel olarak basınç sistemiyle çalışır. Mekanik etkiyle lenfatik ve genel dolaşım drenajı sağlar. Ödem ve sellülit poblemlerinde etkin sonuçlar elde edilen bir tedavi yöntemidir.

 

Sellülit, özellikle kadınlarda oluşur. Ergenlik, doğum ve menapoz dönemlerinde hormonal değişikliklerle tetiklenebilir. Yanlış beslenme ve hareket azlığı ile artar. Genellikle kalıtsal zemin taşıyan bir hastalıktır. Temelde, adiposit adı verilen deri altı yağ hücre gruplarının, kan ve lenf dolaşımını bozmasıyla oluşur. Zamanla adipositlerin arasında gelişen fibrotik bantlar sebebiyle deride çöküntüler ve çıkıntılar oluşur. Görüntü 'portakal kabuğu' şekline benzetilir.

 

Pressoterapi sonucu estetik açıdan görünümün düzelmesinin yanında mevcut dolaşım bozukluğu giderildiği için toksinlerin vücuttan atılması da kolaylaşacaktır. Pressoterapi ile sellülit problemi haricinde ödemli, ağrılı bacak durumlarında da rahatlama sağlanmaktadır. Pressoterapi, genellikle problemin durumuna göre tek başına veya diğer sellülit ve bölgesel incelme tedavilerine (karboksiterapi, mezoterapi vb. ) ilave olarak yapılabilir. Genellikle haftada iki kez planlanan, ortalama yarım saat süren uygulama şeklindedir.

 

Uygulama sayısı kliniğimiz uzmanlarının muayenesi sonrasında, problemin şiddetine ve uygulanan diğer tedavi protokollerine göre belirlenir.